Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

8 Ocak 2011 Cumartesi

HANDE YENER


Akort Dergisi Mayıs-Haziran 2006

APAYRI BİR HANDE YENER...

Yıllardır yapmak istediği bir çalışmayı hayata geçirmeyi başaran Hande Yener, albümüyle müzik dünyasına yeni bir soluk getirdi... Dinleyenlerinin karşısına “Apayrı” bir şekilde çıkan şarkıcı, albümün hayatını büyük oranda değiştirdiği görüşünde:
“Albüm, öncelikle benim hayatıma yenilik getirdi, bende bu güzel enerjiyi dinleyiciye sundum. Gerçek pop soundlarıyla, Türkçe sözlü pop müziği yeniden dinleyenlere sevdirdiğini ispatladı...” 

Görüntü, sound ve  tarz olarak oldukça farklı bir Hande Yener var karşımızda...2000 yılında çıkış yaptığı “Yalanın Batsın” ın ardından yorumculukta hızla adımlarla yükselen Yener, son albümüyle dinleyici kitlesinin biraz daha üzerine çıkıyor... Mete Özgencil, Alper Narman, Fettah Can, Bülent Aris, Erdem Kınay gibi isimlerle çalışan sanatçı, yıllardır hayal ettiği şarkıları söylüyor...Batıya dönük bu 15 parça,  klasik Hande Yener şarkılarından hem yorumculuk hem de sound olarak oldukça uzak...Bu yeniliği hiçbir şekilde risk olarak görmeyen Yener, “Doğru bir şey yaptığımdan emin olduğum için kendi dinleyici kitlemi ve Türkçe pop müziğe hiç dikkat etmeyen kitleleri doğru bir projeyle buluşturduğumu düşünüyorum...” diyor... Sadece müzik dolu bir yaşam isteyen Hande Yener, yeni albüm heyecanını bakın nasıl anlatıyor...

 “Apayrı” müzikal kariyerinizin neresinde yer alıyor, albüm sizin için ne gibi bir anlam taşıyor?
Türkiye’deki müzik sektörü bu kadar durgunken apayrı albümü yeni bir soluk katmıştır. Değerli bir albümdür. Müzikalitesinin yüksek olduğunu ve her kitleye hitap eden bir albüm olduğunu düşünüyorum.

Albüm için nasıl bir hazırlık süreci yaşadınız? 
Zaten çoğu zamanımı stüdyoda geçiriyorum.Yeni bir şeyler üretiliyor ve bu arada biz benim albümün stilini belirliyoruz,ona göre beste arayışları başlıyor ve böylelikle kafamızda hayal ettiğimiz müziği oluşturana dek çalışıyoruz. Bu zamanlar çok keyifli ve zevkli geçtiğinden olsa gerek kendimi tam olarak albüm hazırlıyor gibi değil eğlendiğimizi ve beni mutlu eden bir şeyi yaptığımızı hissediyorum. Yani ben albüm dönemi değil her zaman stüdyoda olmaktan yeni bir şeyler yapmaktan büyük keyif alıyorum.

Şarkıları seçerken neye önem gösterdiniz?
Melodik yapısı, anlatımı benimle bütünleşiyorsa bunu o an hissediyorum.

Dinleyenlerinizin alışık olduğu tarzınızın dışında bir çalışma yapmak sizin için bir risk unsuru taşıdı mı?
Müzikalitesi iyi olan bir şey yaptığım ve çok güzel sözler, besteler olduğu için ben bu albümün biran evvel çıkmasını istiyordum.Tam tersine doğru bir şey yaptığımdan emin olduğum için kendi dinleyici kitlemi ve Türkçe pop müziğe hiç dikkat etmeyen kitleleri doğru bir projeyle buluşturduğumu düşünüyorum. Kendi dinleyici kitlemin de kendimi tekrarlamamamdan dolayı mutlu olduklarını düşünüyorum. 

Popüler müzik dünyamızda sıkça konuşulan “kendine rakip görmeme” konusu için neler düşünüyorsunuz, sizin böyle bir söyleminiz var mı?
Ben müziği kimseyle yarışmak için yapmıyorum ve kişilerin birbirine düşürülmesi hangi konuda olursa olsun hoşuma gitmiyor. Nasıl kimse kıyaslanmaktan hoşlanmıyorsa bende aynı duygular içinde olan bir insanım.Bence iyi müzik yaptığın  müddetçe zaten varsın.

“Kelepçe” için MTV’de sıkça kliplerini gördüğümüz Simon Henwood ile çalıştınız. Bundan sonraki klipleriniz için yabancı isimler düşünüyor musunuz?
Tabi ki olabilir. Ekibimle araştırıyoruz. Bana ve şarkıya en uygun yönetmenle çalışıyoruz.Bu Türk bir yönetmende olabilir, yabancı yönetmende olabilir duruma göre değişiklik gösteriyor.

Albümün fiyatının 7,5 YTL olarak belirlenmesi nasıl etkiledi satışları?
Ben iyi müziği insanların bir şekilde ulaşıp dinlediğine eminim sadece satış rakamlarıyla başarı anlaşılamaz. Zaten özel radyolar ve özel Tv’ler arttığı günden itibaren bence gerçek tirajlar dünyada da ülkemizde de inanılmaz düştü ve sonrasında da korsan cd’ler ve mp3’ler satışları daha da dibe vurdu. Artık insanlar sadece orijinal albümü edinmek istiyorlarsa satın alıyorlar. 1-2 parça için albüm almıyorlar. Buna birde ekonomik nedenleri eklersek albüm satışlarındaki düşüş daha iyi anlaşılabilir. Bizde bunu düşünerek orijinal albüm edinmek isteyenlere böyle bir fiyat politikası uyguladık, sonuçtan da memnunuz.
Sezen Aksu’nun vokalisti olarak müziğe başladınız. O dönem, sizde nasıl bir iz bıraktı?
Ben Türkçe popu Sezen Aksu ve Ajda Pekkan’la tanıdım ve bir sonraki nesil olarak da  kendi adıma popüler müzikte bir yer edinebildim.Hayatımda müziğe başlangıç noktasının Sezen Aksu olması çok daha özgüvenli olmamı sağladı. Şanslı biri olduğumu, çok istersem isteklerime ulaşabileceğimi,  kendi tarzımı yaratmam gerektiğini ve müziğin eğlenceli  taraflarını o dönem tamamen anladım. Yani bana çok şey kattı.

 İki yıl önce bir röportajınızda “kendimi ifade edebilmiş değilim” demiştiniz. Artık daha iyi ifade edebildiğinizi düşünüyor musunuz?
Sanırım bunda en etkili şey yaptığım müzik ve zaman olacak. Gerekli olan sadece bunlar.

Müzik dünyamızda yaşanan üretim sıkıntısı, şarkıların birbirine benzemesi sizce neden kaynaklanıyor?
En önemli sebep yeni bir şey yapmak yerine yapılanları tekrar etmek. Bence çok yetenekli ve başarılı ama belki de tanımadığımız bir sürü müzisyen, besteci veya söz yazarı var. Yeniliklere açık olmak lazım ama maalesef bunu pek fazla yapan yok. Projeler hep bir önceki yapılana göre yapılıyor. Üretenlerde yanlış yönlendiriliyor. Yeni fikirler yeni soundlar olmayınca da her şey aynı oluyor.
Sizce “Apayrı”, popüler müzik dünyasına nasıl bir yenilik getirdi?
“Apayrı” albümü, öncelikle benim hayatıma yenilik getirdi ve bende bu güzel enerjiyi dinleyiciye sundum. Bence müzikalitesi çok iyi olan bu albüm. Gerçek pop soundlarına sahip olduğunu ve bu soundlarla Türkçe sözlü pop müziği dinleyicisine yeniden sevdirdiğini ispatladı.

En büyük  hayaliniz ve gelecek ile ilgili planlarınız nedir?

Sadece müzik dolu bir yaşam istiyorum. Yeni projeler yaratmak, kendi müziğimi geliştirmek….



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder